Google'da bizi öne çıkarın
Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.
Başkan Aras “Kaynak” Dediniz, Hükümete Teşekkür Ettiniz “Millete Borç” Çıktı!
Hayırlı borçlar Muğla…
Daha önce sorduk.
“Bu 62,9 milyon avro nedir?” dedik.
Cevap geldi.
Böylece öğrendik:
Krediymiş.
Sağ olsunlar.
İnsan sormasa öğrenemiyor.
Meğer “kaynak” dediğimiz şey, geri ödemeli kaynakmış.
Yani para geliyor…
Sonra para geri gidiyor.
Faiziyle birlikte.
Kimin parasıyla?
Bizim paramızla.
Ama durun.
Daha bitmedi.
Çünkü cevap aldık diye bütün sorular cevaplanmış olmuyor.
Öyle bir dünya yok.
Bir soruya cevap verip,
sorunun can alıcı kısmını kapının arkasına bırakınca…
Bunun adı şeffaflık olmuyor.
Obskürantizm oluyor.
Yani:
“Bakın, cevap verdik.” deyip, “Ama neyi cevapladığımızı biz seçeriz.” demek.
Peki.
Madem öyle…
Biz de soruyu biraz büyütelim.
Kaç paraya borçlandık?
EBRD’nin resmi kayıtlarına göre finansmanın 52,9 milyon avroluk bölümü EBRD kredisi.
10 milyon avroluk bölümü ise CTF imtiyazlı kredisi.
İyi.
10 milyon avronun yüzde 1 faizli olduğu söyleniyor.
Peki 52,9 milyon avro?
Onun faizi kaç?
Vadesi kaç yıl?
Geri ödemesiz dönemi kaç yıl?
Toplamda kaç milyon avro geri ödeyeceğiz?
Kur değişirse ne olacak?
Hangi teminatlar verildi?
Gayrimenkul ipoteği varsa…
Hangi gayrimenkuller?
Ne zaman devreye girecek?
Kim garantör?
Hangi şartlarda?
Bunlar neden tek tek anlatılmıyor?
Çünkü mesele 62,5 deyip 62,9 milyon avronun gelmesi değil. Gerçi onu da sormak lazım da…
İki günlük su çalıştayını 5,2 milyon TL’ye millete fatura edenler için virgül sonrası nedir ki?
Küçük hesaplara bakmayalım, es geçelim biz de!
Asıl mesele, 62,9 milyon avronun Muğla’ya kaça mal olacağı.
Bir de 50 milyon avro var.
Hani şu…
50 milyon avro.
Daha önce toplamda 112,5 milyon avroluk kaynaktan söz edilmişti.
62,5 milyon avro su kayıp-kaçağı için…
50 milyon avro da Bodrum’un su sorunu ve deniz suyunun arıtılması için…
Peki şimdi?
62,9 milyon avroluk finansmanı öğrendik.
50 milyon avro nerede?
Kredi mi?
Hibe mi?
Başka bir finansman modeli mi?
Kim veriyor?
Kim geri ödeyecek?
Kaç yılda?
Hangi faizle?
Yoksa o 50 milyon avro da bir gün başka bir törenle mi karşımıza çıkacak?
Biz de yine soracağız.
Siz yine istediğiniz kısmını anlatacaksınız.
Biz yine kalan kısmını soracağız.
Bu böyle gider.
Çünkü bir gariplik var.
Bir yandan:
“Ekonomik kriz.”
Bir yandan:
“Tasarruf.”
Bir yandan:
“Kaynaklarımızı verimli kullanıyoruz.”
İyi de…
Memlekette ekonomik kriz varsa, milletin cebinin hali ortadaysa,
esnaf borçluysa, emekli hesabını yapıyorsa, genç iş arıyorsa, çocuk kantinden alacağı tostun parasını hesaplamak zorunda kalıyorsa…
Belediye neden borçlanıyor?
Daha doğrusu:
Neden bu kadar borçlanıyor?
Neyi kendi paramızla yapamadık?
Neye paramız yetmedi?
Ne için bu borcu bugün almak zorundaydık?
Kendi gelirimiz ne kadar?
Bu yatırımın toplam maliyeti ne kadar?
Borçlanmanın toplam maliyeti ne kadar?
Borç almak kolay.
Asıl marifet, borcu kimin ödeyeceğini söylemek.
Bir de şu “kadro” meselesi var.
Su için milyonlarca avro borçlanıyoruz.
Peki belediyenin personel giderleri ne kadar?
Yönetici giderleri?
Danışmanlıklar?
Temsil ağırlama?
Hizmet alımları?
Reklam?
Tanıtım?
Protokol?
Çeşit çeşit harcamalar…
Bu kadroya bu kadar para helal mi?
Bakın…
“Helal mi?” derken dini hüküm sormuyorum.
Kamu vicdanı açısından sorguluyorum.
Millete: “Tasarruf edin.” diyen kamu yönetimi,
kendi harcamasında ne kadar tasarruf ediyor?
Halka: “Ekonomik şartlar zor.” diyen yönetim, kendi bütçesinde ne kadar zorlanıyor?
Millet borçlanınca:
Geçim derdi.
Belediye borçlanınca:
Yatırım.
Öyle mi?
Büyükşehir Meclis Üyeleri…
Bir dakika.
Siz de zahmet olmazsa…
Bir açıklayın.
Muğla’nın borçlanmasının önünü açarken hangi tabloyu gördünüz?
Toplam geri ödeme ne kadar?
Kaç yıl sürecek?
Kaç belediye başkanı görecek bu borç?
Kaç meclis dönemi?
Faiz ne kadar?
Kur riski ne kadar?
Teminat ne?
Garantörlük ne?
Bunları biliyor muydunuz?
Biliyorsanız neden anlatmadınız?
Bilmiyorsanız…
Neye dayanarak onay verdiniz?
Yoksa siz mi ödeyeceksiniz?
O yüzden halk bilmezse de olur mu?
Yok.
Olmaz.
Çünkü bu para sizin paranız değil.
Benim de değil.
Belediye Başkanının da değil.
Meclis üyesinin de değil.
Cumhurbaşkanının da değil!
Milletin parası!
Borç da halkın.
Faiz de milletin.
Teminat da halkın.
Geri ödeme de milletin.
O halde hesabı da halka derhal verilecek.
Hem de tören kürsüsünde seçilmiş birkaç güzel cümleyle gülümseyerek filan değil.
Ciddi ciddi, tüm detaylarıyla…
Sorulan soruların tamamıyla.
Çünkü halk artık şunu biliyor:
“Kaynak geldi.”
Güzel.
Peki…
Kaça geldi?
Kimden geldi?
Kaç yıl ödeyeceğiz?
Ne kadar faiz vereceğiz?
Neyi teminat gösterdik?
Ve sonunda faturayı kim ödeyecek?
İşte mesele bu.
Siz yukarıdan bakıp “kaynak” diyebilirsiniz.
Biz aşağıdan bakıp faturaya bakarız.
Çünkü yukarıdan bakınca…
112,5 milyon avro görünüyor.
Aşağıdan bakınca?
Milletin sırtına borç görünüyor.
Haydi selametle…
İstersen bir sonraki aşamada kalınları biraz azaltıp sadece “vurucu cümleleri” bırakırım; web köşe yazısında daha güçlü görünebilir.
-
Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
-
Küçük 100% Dev
